Lanetli Blog

Pazartesi, Nisan 09, 2012 Di. 0 Comments

Merhabalar.

Nasılsınız bakalım sevgili takipçilerim? Benden kötü değilsinizdir umarım. Öncelikle ‘Lanetli Blog’ verdim yazıma farkındaysanız. Ve evet kesinlikle öyle bloğum kesinlilkle lanetli. Neden ? çünkü buraya ben ne zaman mutlu olduğum şeyleri yazsam, mutluluğumu paylaşsam 2-3 gün sonra bitiveriyor her şey. Tek bir olayda olmadı bu. Yani bir değil, iki değil, üç değil tam dört kez başıma geldi. Haksızsam öyledir. Ama şimdi yeni bir karar verdim. Bazı yaşantılarımı size yazmıycam artık. Sanırım içimde yaşarsam büyüsü de bozulmaz belki.

Neyse efendim, ben varya, bu küçük kız, sizin tanıyabilceğiniz en salak insan. Kime sorsanız öyle der. Nitekim öyle de. Yaptığım hatalar boyumu aşıyor artık. Hayatımı allak bullak ediyor. Peki neden? Ben neden kendime hakim olamıyorum? Neden fevri davranıyorum?

Hayatımda cevaplanmayı bekleyen o kadar çok soru, çözülmeyi bekleyen o kadar çok düğüm var ki, hızıma yetişemiyorum artık.

Ama hepsi de o kadar zor ki.

Baş edemiyorum hiçbiriyle. Artık çoğu şeyi görmezden geliyorum. Evet değişmek istiyordum ama değişmek için elimde bir sebep yok artık, yerimde sayıyorum. Eğer bir nedenim olsaydı, bir şey için çaba harcasaydım eğer değişirdim çoğu açıdan. Ama inanın bana hayattan kendimi o denli soğuttum ki, hayal kuracak halim bile yok. Her şey sıkıcı. Her şey bayıcı. Hayatım boktan.

Ama biliyor musunuz her şeyin suçlusu benim. Hatalısı benim. Eğer ben birine bu kadar bağımlı hale gelmeseydim üzülmezdim. Eğer ben birden çok şans vermeseydim yıpranmazdım. Eğer ben bu kadar sevmeseydim tükenmezdim.

Hani diyorlar ya ‘Sevgi her şeyin anahtarıdır.’  Diye yalan be o. Benim sevgim hiç tükenmeyen haldeydi ama hiçbir kapıyı aralayamadı. Sadece benim hatalarımı körükledi. Sürekli düşmemi sağladı. Mutlu olduğum zamanlardan çok mutsuz olduğum zamanların kapısını açtı.

Peki bu neden? Bazen bende bazı şeyleri hak etmeliyim diye düşünüyorum. Bende insanım. Benimde gururum var. Ama ben kendimi insanlıktan çıkartalı, gururumu ayaklar altında çiğneteli çok oldu. Ama gene de hak ediyor muyum? 

Bilmiyorum. Kafam o kadar karışık ve çorba ki. Karar verme yetimi bile kaybettim ben. Dedim ya hayattan soyutlandım diye, hiçbir şey yapasım da yok artık. Tek istediğim İstanbul. O kadar.

 Ve size tavsiyem hayallerinize ve İstanbul’a sakın ihanet etmeyin. Hele de biri için. Şimdi size kendime armağan ettiğim bir kaç şarkı yazıcam. Ama bir tanesi var ki…


Bunca yıl herkesten kaçtın
En sonunda buldum sandın
Ansızın içini açtın
Yapma dedim yaptın gönül

Gözleri senden uzaktı
Fark edilmez bir tuzaktı
Sana böylesi yasaktı
Yapma dedim yaptın gönül

O bir yolcu sen bir hancı
Gördüğün en son yalancı
İçinde ki serin sancı
Gitmez dedim kaldı gönül

Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda bende sevdim
Şimdi beni kurtar gönül...

Ve diğerleri;




  • Bana aşkı veren sendin, sonra alıp giden sendin...
  • Bir neden arıyorum unutmak için herşeyi,
  • İçim paramparça viraneyim, haykırsam ellerimi açsam sana...
Ne diyebilirim ki artık? bu denli severken unutmak, gerçekten zor. Size bir Peony tavsiyesi; eğer canınız yansın istemiyorsanız, aşık olmayın...

-Peony-

0 yorum: