Pazar, Aralık 23, 2012 Di. 0 Comments


merhaba çocuklar.

yaklaşık 10 gündür yazmıyormuşum. auuv bana. ama kafam o kadar karmaşık ki, aklım o kadar dağınık ki ne düşüncelerimi toparlıyabiliyorum ne de başka bir şey.

sanırım kendimce, gene zor bir zamandan geçiyorum. vermem gereken dağ gibi kararlar, uygulamam gereken eski kararlar, konuşmamam gereken insanlar var. duygusal boşlukta bile değilim ve ne yapmalıyım bilmiyorum.

bu yüzden annemden; anne-kız saati talep ettim bakalm onunla görüştükten sonra her şey daha iyi olcakmış gibi geliyor, ama ne zaman konuşuruz onu bilmiyorum. çünkü benim annem çok meşgul bir kadın.

neyse.

şu aralar en çok düşündüğüm şey; ben yeni birine hazır mıyım? yaşadığım duygusal çörküntülerden sonra canım deli gibi ilgi istiyor ama aynı zamanda hazır her şeyden soyutlanmışken bir daha aynı şeyleri de yaşamak istemiyorum. biliyorsunuz belki; dilot sevince götü başı dağıtır.

ama belki de bunun için çok geçtir. yani bunları düşünmek için. bir şeyi ne kadar çok istemesem o kadar oluyor çünkü ve bence çoktan oldu, ben olmuşum, o da olmuş, biz olmuşuz. -sanırım.-

ay neyse ne dediğimi ben bile anlamadım. bu yazıdan çıkarılması gereken kafam çok karmaşık olmasına rağmen çok mutluyum, huzurluyum. önemli olanda bu bence.
ne ağlıyorum ne paranoyak takılıyorum, ne üzülüyorum.
çoğu şeyi biliyorum, farkındayım.
ve bunlarında böyle devam etmesini umuyorum.

-Kleo-

0 yorum: