Kafamda Deli Sorular Sorunsalı

Perşembe, Aralık 05, 2013 Di. 2 Comments


Bazen hayat çok "neden bu kadar şanssızım ben?"

Şu aralar en büyük hobim sanırsam bazen hayat çok... diye başlayan cümleler kurmak. Nerden ve ne şekilde dolandı ağzıma hiç ama hiç bilmiyorum. Ama iki lafımdan biri böyle başlıyor diyebiliriz.

Hayatımdan çok şikayet ediyorum ben ya. Sürekli bi memnuniyetsizlik, bi karamsarlık. Halime şükretceğim yerde nankörlük ediyorum sanırım. Ama artık bunu daha az yapmaya başladım. Çünkü ne zaman bir şeyden memnun olmadığımda lanetler okuduğumda hemen aklıma benden çok daha kötü durumda olan insanları getiriyorum böylece şükretmeyi -şu yaşıma kadar hala öğrenemedim evet- öğreniyorum.

Şu yaşıma dedim de nerdeyse bir buçuk ay sonra 19 olucam. Ve inanın ben bu 18 olma muhabbetinden hiçbir şey anlamadım. Yani hiç beklediğim gibi bir olay değil, hoş ben ne bekliyordum ondan da emin değilim zaten. Ama ne bileyim ya sanki bazı şeyler farklı olucakmış gibi hissetiriyordu. Sonuç; her şey aynı mükemmelliğiyle aynı. Neyse zaten hayattan beklentilerimi de küçük tutmayı öğrendim.

En azından şu aralar, platoniklik bunu gerektiriyor.

Günlerdir içimde resmen bir umut kırıntısı dahi yok. İnancım yok. Tam terlikle dövülesiyim. Ama görünen köyde kılavuz istemez değil mi? Böyle dizilerde orda burda birbirini manyak gibi seven insanları görünce sinir krizi geliyor ne yalan söyliyeyim. Gözlerim doluyor filan. Ben ne ara sevgiye bu kadar aç hale geldim? Bir düşünelim sanırım hiç gerçekten sevilmediğimden dolayı böyleyim.

Gerçekler ne yazık ki can acıtıyor çocuklar. Neden böyle olduğumun en büyük açıklaması budur. Aksini iddia eden de varsa gelsin kapışalım, ben anlatayım olayları o da benimle aynı fikirde olsun. Öyle de büyük konuştum bakın, vay be ben neymişim.

Kara sevda, karaaa sevdaa dedikleri daha ne olabilir ki? Yemin ediyorum, önceki yazıda da söyledim anlattım kara sevdanın dibindeyim, acil yardıma ihtiyacım var. Hayır gerçi yardım varda ben pek umursamıyorum. Aklımdan zorum var, evet.

En çok anlayamadığım şey ise beni seven insanları değil, beni süründüren insanları neden bu kadar çok seviyorum?

Her seferinde aynı şey oluyor. Sürekli, sürekli. Usandım desem yeridir, sizde de böyle oluyor mu acaba? Yoksa bu dandiriklik bana mı özel? Kafamda deli sorular çocuklar, ah bir de cevap bulsalar...

Sözün özü odur ki; gönül ferman dinlemiyor.
Gidiyor hep en zoru seviyor.

-D.

2 yorum: